The hitter
Bruce Springsteen
Yaklaş kapıya anne ve aç şu kilidi
Geçiyordum buradan ve yağmur bastırdı şimdi
Hiçbir şey istemiyorum, gerek yok söylemene bir şey
Bırak da uzanayım şuraya, gideceğim sonra kendi yoluma
Küçük bir çocuktum beni Queen’de bıraktığında
New Orleans’a kadar kaçtım, polis peşime takılınca
Orda burda dövüştüm üç beş kuruş uğruna
Mesleğim oldu kan, evim oldu kavga
Baton Rouge, Ponchatoula ve Lafayette
Paramı ödediler anne, serdim hepsini yere
Yumruklar yumrukları kovaladı, her şey oldu birdenbire
İtidal ve merhametin anlamını öğrenemedim anne
Şampiyon Jack Thompson’la dövüştüm çamur dolu bir ringde
Çadırdan aşağı süzülen yağmur karıştı ikimizin kanı ile
Dilimle tuttum kırık çenemi
ve üzerine yüklendim 12. roundda
Kanlı vücudunu yere zımbaladım sonunda
Gong çaldı ve çaldı ve çaldı, ama alamadılar herifin üzerinden beni
Ta ki hissedene kadar çıplak derisinin altında eldivenimin yerini
Sonra geldi paralar, gitti kadınlar ve kaybettim yolumu
Kadınlar tutkulu, tatlıydı paralar, kederli geldi bana bütün rakamlar
Dövüştüm durdum, ipek elbiseli adamlar bahis oynasın diye
Ama payıma düşeni aldım, pişman değilim anne
Şike yapınca ‘Koca John McDowell’ maçında
Tavan arasındaki ringden düştüm aşağıya
Gökyüzü karardı ve midem büzüştü benim
kaldırırlarken onun kolunu havaya
Doldurdum tatlı paralarıyla çantamı
ve dönüp bakmadım hiç arkama
Anlıyorsun ya anne, her erkek oynar bu oyunu
Varsa farklı birisi, versene bana ismini
Anne, tanıyamadın mı beni sesimden
Aç kapıyı o zaman ve bak gözlerinin içinden
İstemiyorum senden ne bir gülücük, ne tatlı bir öpücük
Sadece aç şu kapıyı bana ve uzanayım biraz şuraya
Kasvetli bir yağmur başladı ve bitti benim sokak kavgam
Şimdi loş sokaklarda ve boş alanlarda işe çıkma sıram
Benden daha iyi bir adamsan ve ayrılmamışsan hâlâ yoldan
Paranı göster bana ve konuş işlenecek suçtan
Artık hiçbir şey istemiyorum senden anne, gerek yok konuşmana
Bırak da uzanayım şuraya, sonra gideceğim kendi yoluma
Çamur sahanın ortasında daireler çiziyor adamın teki
Gidiyorum yanına çıkartırken gömleğimi
Canını yakmaya, yaralamaya ve bir yerlerini kırmaya
Yüzünde zamanın bile silemeyeceği izler bırakmaya
Bir hamle yapıyorum soluma doğru
Ve indiriyorum suratına yumruğumu
(Roll / 2005)
.
