Maria's bed

 

Bruce Springsteen

40 gün 40 gecedir yollardayım
Ama işim bu benim ve hiç şikayetçi olmadım
Tatlı bir telaşla dolu şimdi yüreğim
Geceyi Maria’nın yatağında geçireceğim

Üzerimde ölü bir adamın kıyafetleri ve parmağımda sırıtan bir kafatası yüzüğü
Ayağımda şanslı bir mezarlık gününden kalma botlar ve dilimde bir türkü
Kalbimi işimde, dertlerimi kafamda bırakıyorum
Ve Maria’nın yatağında ruhumu teslim ediyorum

Karlı dağları aşıp geçiyorum mavi bir denizi
Aşk vadisinde yürürken unutuyorum gözyaşını ve gizemi
Talihimden kaçıyorum, kendimi ölüme veriyorum
Ve Maria’nın yatağında o saf serin suya giriyorum

Şeker gibi tatlı bir öpücük veriyor bana dolunaylı bir gecede
Sizi üst kata atmayı biliyor bayım, rayiha dolu bir nefesiyle

Melekler tarafından yakıldım, satıldım kurşun kanatlarına
Ama kurtuluşu buldum güller içinde Maria’nın yatağında

Çölde dolaştım durdum, vaktimi doldurdum
Tozları eleyip içlerinde bir işaret aradım
Kutsal adam dedi ki, “Dur kardeşim, bir ışık var tam önünde”
Maria’nın yatağında parıldayan ışığın yerine geçemez yine de

Nehir kenarında kutsandım işte böylece

Yaşıyorum şimdi Maria’nın yatağındaki ışığın içinde

 

(Roll / 2005)

başa dön

.

> yazılar

> fotoğraflar

> çalışmalar

> özgeçmiş

> linkler

> iletişim

> ana sayfa

© burçin tuncer
> spor  > deneme  > tarih  > kitap notları  > çeviriler  > sektörel  > gezi  > kültür&sanat  > söyleşi