Müziğin Pi'si
Bakmayın isimlerinin Pi olduğuna, söylediklerine göre matematikleri biraz zayıf. Zaten dersimiz de matematik değil, müzik! 17 Mart akşamı Manhattan'da düzenleyeceğimiz Brit-Pop partisinde sanye çıkacak olmalarını bahane edip mikrofonumuzu Pi'ye uzattık; konuya matematikten girdik ama müzikten çıktık. buyrun konser öncesi Pi'yi yakından tanıyalım.
Pi nasıl bir araya geldi?
Hakan: Kerim, ben ve Berk aynı lisede okuyorduk ve yakın arkadaştık. Sonuçta hepimiz müzikle ilgileniyorduk. Kerim ve Berk başka gruplarla da çalışmıştı. Bir gün Kerim ve Berk bir araya gelip bana ve Erkin'e teklif yaptı. Aramızdaki uyumu görmek için önce bir stüdyoya girdik ve her şeyin oturduğunu görünce de devam ettik. Dört senedir bir aradayız. Berk: Bir saat içinde kuruldu grup. Karar verdik, Kerim "Ben Erkin'i arıyorum" dedi, "Ben de Hakan'ı ararım" dedim ve grup kuruldu.
Gruplar genelde isim bulmakta epey zorlanır. Pi ismi nasıl çıktı ortaya?
Erkin: Çok ilginç bir hikayesi yok aslında. Pi, sanki üzerine çok düşünülüp ciddi anlamlar yüklenip de konulmuş bir isim gibi geliyor herhalde ama...
Matematikle aranız nasıl peki?
Hakan: Benim çok kötü, hiç anlatmayayım. (Gülüyor) Erkin: O ismi koyarken kimsenin aklına ne matematik geldi, ne başka bir şey. Hakan: İsim konusunda ince eleyip sık dokuduk aslında. Bir şeyle bağdaştırılmasını veya bir şeye mal edilmesini istemedik. Erkin: Matematik olarak değil de, kulağa nasıl geldiğiyle ilgilendik. Berk: Önce P çıktı, sonra i geldi. (Gülüşmeler)
Albümün adı 'Her Şey Zor'. Nedir zor olan?
Hakan: Albüme adını veren parçayı yaparken üniversite sınavlarına hazırlanıyorduk. İnsan o sınavı hayatının dönüm noktası gibi görüyor. 'Kazanamazsam bittim, aileme karşı sorumluyum' gibi düşünceler oluyor. Ben de bu düşünceleri böyle dışa vurdum. Parçada sanki bir karamsarlık var gibi geliyor ama, özünde umut var. Altyapısı umut ama sanki karamsarlık üstünü kapatmış gibi.
O şarkının adı önceleri 'Dumanaltı'ymış. Neden değiştirdiniz? Duman'la alakası var mı bu kararın?
Hakan: Kimseyle örtüşmesini istemedik tabii. Biz kendi müziğimizi yapıyoruz ve kendimize özel bir şey yaptığımızı düşünüyoruz. Erkin: Bir de dumanaltı deyince, çeşit çeşit duman var yani. (Gülüşmeler) Yanlış da anlaşılabilirdi. Kerim: Şarkının ismi 'Dumanaltı'yken bize sürekli "Duman var mı duman?" diye soruyorlardı.
Şarkı sözlerinde, sen karamsarlık diyorsun ama daha çok bir 'boşvermişlik' hali var sanki.
Hakan: O boşvermişlik dediğiniz 'Çok da Umurumda' adlı parçamızda var gerçekten ama o şarkının havası öyle. Onun dışında benim yapımda da var; ben melankolik bir insan olduğumu düşünüyorum. Mutsuzluk doğamda var aslında. Erkin: Aslında bu müzikten de gelen bir şey. Hakan bezgin bir şarkı yazınca ben de müziğini bezgin yapıyorum. Hakan: Hüzün genel olarak müziğimizde de var, sözlerimizde de.
Albümü yaparken nasıl zorluklar çıktı karşınıza?
Erkin: Türkiye'de müzik piyasası pek iç açıcı durumda değil. Sürekli göz önünde olan, herkesin dinlediği gruplar yok mesela. Bir aralar vardı ama şimdi neredeler bilmiyorum. Hakan: Onlar periyodik olarak ortaya çıkıyor ve kalıcı olamıyorlar.
Kim onlar?
Erkin: Athena vardı mesela; son albümlerini yaptılar ve gayet başarılı da gidiyorlardı ama şu anda piyasada hiç gözükmüyorlar nedense.
Belki anlaşmaları gereğidir.
Hakan: Bana da TRT'nin engellemesi var gibi geliyor. Erkin: Türkiye'de, müzik dinleyicileri yeni şeyler dinlemeye açık değil, en azından Türkler arasından çıkan yeni tarzlara. Hakan: Olsa bile ille alaturka bir şey istiyorlar.
Alaturka demişken, senin vokallerinde de biraz alaturkalık var sanki...
Hakan: Türk insanı tutucu ve öyle şeyler duymak istiyor; o bakımdan söyledim ben. Çünkü kendinden olmayan bir şeyi çok çabuk kabullenebilen bir millet değiliz. Bu benim için de geçerli. İnsanı bunu yapmaya sevk ediyorlar. Kurban beş yıl aradan sonra ikinci albümünü çıkardı, ki ben Kurban'ı çok severim ve bu albümlerini de beğendim; onlar bile cover yapmış son albümlerinde. Benim vokallerime gelince, ben şarkı ne gerektiriyorsa onu yapıyorum. Biraz alaturkalık yapayım diye gayretim olmuyor.
Sizin kendinize koyduğunuz hedef ne? Nerede olmak istiyorsunuz?
Kerim: Athena'nın bulunduğu yer şu anda zirve. Biz de müzik olarak değil ama Athena'nın şu an olduğu yerde olmak istiyoruz. Hakan: Biz bu müziği severek ve isteyerek yapıyoruz ama aynı zamanda bunu paylaşmak da istiyoruz. Dolayısıyla müziğimizi, bizim de, bizi dinleyenlerin de en çok zevk alacağı derecede yapmaya özen gösteriyoruz. Erkin: Biz bu müziği sadece kendimiz için yapmıyoruz. Müzik aracılığıyla insanlarla iletişime geçiyoruz ve onlara kendi düşüncelerimizi anlatmak için onların isteklerini de göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
17 Mart'ta Manhattan'da bir partimiz olacak. Oraya gelen insanları nasıl bir gece bekliyor?
Hakan: O gece tabii ki kendi parçalarımızı da çalacağız ve biz eğlenirken karşımızdakileri de eğlendireceğiz. Şimdiye kadar vereceğimiz konserlerde hep bir aksaklık oldu. Ya bomba patladı, ya kar yağdı. Bu sefer bir engel çıkmayacak gibi hissediyoruz ve özel bir playlist hazırlıyoruz. Ayrıca o gece Kerem'in de doğum günü, Kerem için de çalacağız. Çok keyifli bir akşam olacak.
(Zipİstanbul)
.
