Reno

 

Bruce Springsteen

Çoraplarını fırlattı, yüzüme doğru tuttum
Ayak bileklerimi kavrayınca letafetle doldum
“200 dolara önden girersin,” dedi gülümserken
“arka kapı da açılır iki 50’lik daha verirsen”
Kemerimi çözdü, saçlarını arkada topladı
Ve kendini önümdeki yatağa bıraktı
“Nasılsın tatlım” dedi, “istersen yavaşlayayım?”
Ama ben gözlerimi pencereden dışarı kaçırdım

Midem sıkıştı, güneş gökyüzünü kana bularken
Gözlerimi kapattım otel karanlığa gömülürken
Güneş Amatitlan’a* düşerken ışıkları saçlarını yalıyor
Valle de dos Rios’u** filbahar kokuları sarıyor
Sürüyoruz atlarımızı yeşiller içindeki soğuk nehre
İhtiyacım olan şey işte o yüzündeki gülümseme
Ama bazen ihtiyaç duyduğun şeyler yeterli gelmez bilirsin
Sen ve ben Maria, bunu böyle öğrendim

Diliyle iterken dudaklarımı ağzından
“Tamam, hazırsın artık” dedi yavaştan
Sütyenini attı ve külodunu çıkarttı
Aletime yol gösterdi ıslak parmakları
Sonra üzerimden atladı ben yatakta uzanırken
“Hayatının en iyisiydi” dedi, bana bir viski koyarken
Gülüştük ve bir tost kızarttık kendimize
Bırak en iyisini, geçemedi yanından bile

* Amatitlan: Orta Meksika’da bir nehir
** Valle de dos Rios: Meksika’da bir vadi

 

(Roll / 2005)

.

> yazılar

> fotoğraflar

> çalışmalar

> özgeçmiş

> linkler

> iletişim

> ana sayfa

© burçin tuncer
> spor  > deneme  > tarih  > kitap notları  > çeviriler  > sektörel  > gezi  > kültür&sanat  > söyleşi