Sinamaskop çizgiler dergisi Strip
Heyecan, macera, hayal gücü
Yayın hayatına sinema dergisi Altyazı’nın eki olarak başlayan Strip, bir süredir kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Yeni nesillere çizgi romanı sevdirmek amacıyla yola çıkan ve çizgi romanların yanı sıra korku ve macera edebiyatı örneklerine de yer veren derginin Yazı İşleri Müdürü Murat Mıhçıoğlu ile Strip’i ve çizgi romancılığı konuştuk.
Strip nasıl ortaya çıktı?
Rodeo yayıncılık olarak, Dylan Dog ve Ken Parker isimli İtalyan kökenli çizgi romanların Türkiye’deki yayıncısıyız. Ben aynı zamanda aylık sinema dergisi Altyazı’nın da editörlerindenim. Geçtiğimiz yılın kasım ayında, Altyazı’daki arkadaşlarla birlikte geliştirdiğimiz bir proje sonucu, her ay Altyazıyla birlikte 16 sayfalık bir ek vermeye başlamıştık. Bu ekin adı da “Sinemaskop Çizgiler Dergisi Strip”di. Strip’in ek olarak altı sayı yayınlanması hedefleniyordu. Bu süre içinde içeriği nasıl oluşturacağımızı, nasıl ilan toplayacağımızı test ettik. Daha sonra Promat Matbaacılık’ın da katkılarıyla Ekim 2004’te, 96 sayfalık, doyurucu içerikli, tek başına satılan bir yayın olarak çıkmaya başladık.
Nasıl bir motivasyonla başladınız Strip’i yayınlamaya?
Hedefimiz sinema izleyicilerinin ilgisini çizgi roman dünyasına çekmekti. Bunu yaparken kendi yayınlarımızın yanısıra çizgi roman yayınlayan başka yayınevlerinin ürünlerini de tanıttık. Bir yandan da çizgi romanla sinema arasındaki en sağlam kesişim noktası olan sinemada çizgi roman uyarlamalarına değiniyorduk. Böylece sinemayı seven insanlara çizgi romanı da sevdirmek, bir yandan da çizgi roman sever kitleyi böyle renkli içerikli, cazibeli tasarımlı bir yayınla biraz daha farklı bir noktaya çekebilmek istiyorduk.
Çizgiler copyright mı, yoksa tamamen özgün mü?
Yerli yazar ve çizerlerin özgün ürünlerini de kullanıyoruz, telifli olarak dünyanın çeşitli yerlerinden çizgi romanlar da yayınlıyoruz. Yerli ve yabancı içeriğin bir arada olması yerli üretim açısından çıtanın yükselmesini de sağlıyor. Bir yandan da hepsini bir arada sunarak Türkiye’nin aslında bu alanda geri olmadığını, çok yetenekli yazar ve çizerlerimiz olduğunu kanıtlamak istiyoruz.
Peki Strip’te çizgi roman dışında bir içerik var mı?
Tabii, macera edebiyatına, çizgi roman ve sinema dünyasından haberlere, yarışma ve benzeri eğlenceli içeriklere de yer veriyoruz.
Sizin kişisel olarak çizgi romanla ilişkinizin kökeni nedir?
Eskiden beri çizgi roman okurdum. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunuyum. Oradaki eğitimin ve arkadaşlıkların katkısıyla çizgi romana dair fikirlerimiz biraz daha olgunlaştı. Yayıncı kimliğimizin oluşmasıyla birlikte, sanatsal anlamda kaliteli ve başarılı çizgi romanların Türkiye’de de üretilmesine önayak olmak istedik. Ortağım Hakan Şaşmaz’la beraber bu işe girdikten sonra yabancı çizgi romanları Türkiye’de rahatlıkla yayınlanabileceğini gördük.
Türkiye’deki çizgi roman ortamı nasıl?
Gerek okur, gerek yazar-çizer anlamında uyuyan bir potansiyel var. Artık daha fazla çizgi roman yayınlanıyor ama halen içe kapanık bir ortam var. Yeni okurlar kazandırmaya yönelik projeler yok. Strip’in temel amacı, bir sürü insan açısından ömürlerinde aldıkları ilk çizgi roman olmak. Çünkü her sanat dalının, her sektörün serpilip gelişebilmesi için yeni kuşakların ilgisini çekebilmesi lazım. Kullandığımız dilde, tasarımında, seçtiğimiz içerikte geniş kitleyi kucaklayacak, onlara çizgi romanın keyfini ilk elden sunabilecek bir yayın hazırlamaya çalışıyoruz.
Şimdi Resimli Roman adında bir çizgi roman da yayınlanmaya başladı. Karikatürde mizahtan çizgi romana doğru bir kayma mı var?
Bugüne kadar Türkiye’deki çizgi roman dergileri mizah dergilerinden gelen çizgi romancıların girişimleriyle oluşmuştu. O da bu yayınlara belli bir kimlik katıyordu. Bizim çizgi romanlarımız macera olgusunu daha fazla öne çıkartıyor. Yani bizde çizgi roman ruhu dediğimiz bir şey de var: Heyecan, macera, hayal gücü; uzaya giden, geleceğe ve geçmişe giden kahramanlar, boyut değiştirenler... Biraz da benim çizgi roman ırkçılığı dediğim şeye kaçmadan, yani bu İtalyan çizgi romanı, bu Amerikan gibi bir şeye girmeden, karma içeriği olan, her çizgi romanı barındırabilen, ortak bir çatı işlevi gören bir yayın.
KUTU
STRİP
Strip, çizgi roman terminolojisinde bir ‘satır’ anlamına gelen, yani soldan sağa doğru akan kareler anlamında İngilizce bir sözcük. Bant karikatürlerdeki şeritler veya arka arkaya dizilmiş resim serisi manasına da geliyor. Ama sözcük zaman içinde anlam kaymasına uğramış ve birçok dilde çizgi romanı tarif etmek için kullanılmaya başlanmış.
KUTU
Strip’teki çizgi romanları bize tanıtabilir misiniz?
Murat Bozkurt’un yazıp çizdiği Şehir Köpeği, anti-kahraman diye niteleyebileceğimiz, İstanbul’da yaşayan bir karakterin başından geçen olayları konu ediyor. Bu, sağı solu çok belli olmayan, daima aksiyonun hat safhada olduğu olaylara karışan silahlı bir karakter.
Pırıl Kız ve İman Limited, Çapa Çizgi Roman Grubu olarak da bilinen arkadaşlarımızın eseri. Hakan Tacal, Yıldıray Çınar, Mahmut Asrar, bilim-kurgu ve fantezi ağırlıklı bir çalışma yapıyor.
Bir İtalyan çizgi romanı olan Brendon, dünyanın bir tür kıyamete uğramasından 150 yıl kadar sonra yaşayan bir karakter. Mad-Max gibi filmlerden anımsayacağımız post-apokaliptik tabir edilen kıyamet sonrası ortamın koşullarında yaşıyor.
Ekipte Giovanni Scognamillo da var...
Giovanni Scognamillo, Altyazı’da ‘Korku Tüneli’ isimli bölümünü birlikte yaptığımızdan beri bu projenin içinde. Türk sinema tarihi üzerine araştırma ve incelemeleriyle olduğu kadar korku türüne olan ilgisiyle de bilinen Scognamillo’nun daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olan korku ve gerilim içerikli öykülerini yayınlıyoruz.
(İstanbul Life)
.
